denizaltı
Büyüt
I. Dünya Savaşı'nda kullanılan Alman UC-1 sınıfı denizaltı 

Denizaltı nedir?

Bir savaş gemisidir. Bütün özelliği denizin üstünde olduğu kadar, altında da yol alabilmesidir. Denizaltılar İç içe iki tekneden yapılmıştır. İki tekne arasında, bölmelere ayrılmış bir boşluk vardır. Denizaltı dalacağı zaman bölmelerin kapakları açılarak suyla dolması sağlanır. Böylece alınan suyun miktarına göre denizaltı suya dalar. Geminin iki yanındaki yatay dümenler, teknenin sağa sola yatmasını önler. Denizaltı gemisinin su altında istediği derinlikte durabilmesi İçin hareket halinde olması lazımdır. Denizaltı, tekrar suyun yüzüne çıkacağı zaman özel pompalarla bölmelere doldurulan su boşaltılır, böylece hafifleyen gemi su yüzüne çıkar. Denizaltı gemileri, suyun şiddetli basıncına dayanacak şekilde sağlam yapılır.

Denizaltı gemisi suyun içindeyken, mürettebat depo edilmiş havayı kullanır. İç teknede 200 atmosferlik basınca dayanacak kuvvette özel hava depolan vardır. Gemi deniz yüzündeyken basınçla bu depolara doldurulan hava denizin dibinde kullanılır. Denizaltı gemileri genel olarak görmeden hareket eder, gemiciler yollarını pusula ve giroskop vasıtasıyla bulurlar. Ancak, gemi eğer 10-15 metre kadar bir derinlikte seyahat ediyorsa o zaman «periskop» vasıtasıyla dışarısını görerek yol alabilir. Periskop denizaltı gemisinden boru gibi dışarıya uzatılan aynalı bir yansıtma düzenidir.

İlk denizaltı denemesini 1653'te François de Son adında bir Fransız yaptı, 1720de Symons adlı bir İngiliz de denizaltı üzerinde çalıştı. 1776'da David Bushnel adlı bir Amerikalı pervanesi el ile çevrilen tek kişilik bir denizaltıyla dalış denemeleri yaptı. 1819'da Amerikalı Coessin kardeşler yaptıkları Heusatonic adlı denizaltıyla Kuzey - Güney savaşında bir gemi batırdılar, kendileri de batırıldılar. 1880de İngiliz G. W. Garret buhar gücü ile hareket eden bir denizaltı yaptı. Elektrik gücüyle hareket eden ilk denizaltı 1888'de Fransa'da yapıldı; bundan sonra da denizaltıcılık gelişti, savaşlarda önemli bir rol oynamaya başladı.

denizaltı

Denizaltı gemileri su altındayken özel elektrik bataryalarının verdiği güçle hareket eder. Su yüzünde iken de elektrik harcamamak için motorlarını çalıştırır. 1955'te Amerikalıların yaptığı atom denizaltısı ise bu alanda büyük bir çığır açmış ve denizaltıların hareket alanını son derece genişletmiştir. Atom denizaltısı, bir atom pilinin sağladığı enerjiyle hareket eder ve aylarca deniz altında kalabilir. Denizaltıda dikey ve yatay olmak üzere iki hareket vardır.

Denizaltıda dikey hareket

Dalma ve çıkma olarak tarif edilir. Dalmak için denizaltı basınca dayanıklı sarnıçlarına su alır. Ağırlaşan denizaltı dalışa geçer. Satha tekrar çıkabilmek için alınan su dışarı atılır. Bazı denizaltılarda ise mukavim tekne dışında yer alan mukavim olmayan dalma sarnıçları vardır. Denizaltılara yatay hareketi ise pervane motoru sağlar. Ayrıca yatay ve dikey hareket, ufki ve amudi dümenlerle yönlendirilir. Modern denizaltılarda dalışı hızlandıran gemi baş tarafında yer alan burgu ufki dümenler mevcuttur. Ana mukavim tekne, denizaltının dalabileceği umku (derinliği) tayin eder.

Mukavemet denizaltı teknesinin şekli ile de ilgilidir. Daire kesitli sigara biçimindeki denizaltı basınca dayanıklıdır. Ceviz gibi küre denizaltı daha mukavim olup, çok derine dalabilir, ancak hidrodinamik yapı silindirik şekli ön plana geçirmiştir. Ayrıca denizaltıda mümkün mertebe az delik olmalıdır. Buna rağmen Periskop, Anten, Şnorkel, Çıkış kaportası, Torpito kapakları gibi birçok delik vardır. Bu delikler su sızdırmaz bir şekilde kapatılır. Mukavim tekne dışında kule ve dalma sarnıçları vardır. Dalma sarnıçları bazen geminin başında ve kıçında; bazen da bütün bünyeyi yorgan gibi sararcasına yer almıştır. Her dalma sarnıcında iki delik vardır. Bir delik altta olup, dalışta su bu delikten girer.

Diğer delik yukarıda olup, dalış yapılacağı vakit açılarak sarnıçtaki havanın kaçmasına yarar. Boşalan hava yerine su dolunca, denizaltı dalışa geçer. Tekrar su üstüne yükselebilmek için yukardaki delikten sarnıca bu defa hava üflenir. Basınçlı hava sarnıçtaki suyu alt delikten dışarı atınca, denizaltı yukarı çıkar. Denizaltının dalışı gemi pervanesine yol vererek, dümenler kullanarak hızlandırılır. Geminin su altında dengeli olarak durabilmesi için gemi içinde ayrıca suyu birbirine nakleden tirim (denge) sarnıçları vardır. Geminin aşağı yukarı hareketini hassas olarak ayarlayan bir de nazm (telafi) sarnıçları vardır.

Klasik denizaltılar

Klasik denizaltılarda tahrik gücü olan dizel makinalar ve bunlara bağlı jeneratörler kullanılır. Jeneratörlerin ürettiği elektrik enerjisi denizaltı bataryalarını şarj (imla) etmekte ve pervane motorunu çevirmekte kullanılır. Denizaltı dalışta iken yalnız bataryasını kullanabilir. Çünkü hava yeterli olmadığı için dizeller çalıştırılmaz. Bataryaları deşarj (tahliye) olan denizaltı tekrar satha çıkmak mecburiyetinde kalır. Denizaltının tamamen satha çıkmadan dizel çalıştırabilmesi için kuleden su sathına hava borusu uzatılır. Bu boruya şnorkel denir. Ayrıca periskopla da çevre incelenerek herhangi bir çatışma durumunda tedbir alınır.

Nükleer denizaltılar

Şnorkel yapmadan bir denizaltının aylarca su altında kalması mümkündür. Bu ancak denizaltıda nükleer reaktör kullanılmak suretiyle sağlanabilir. Nükleer reaktörün yakıtı birkaç senede bir değiştirilir. Bunlardan 1958’de servise giren USS Nautilus Denizaltısı ilk nükleer denizaltıdır. Bu denizaltı uzun müddet su altında kalabildiği için kuzey kutbunu kaplayan buz tabakasının altından geçmiştir. Nükleer denizaltılar, enerjisini su soğutmalı basınçlı nükleer reaktörlerden sağlar. Reaktörün çevresini saran basınçlı su devresi, diğer su kazanlarına girerek türbünlerde kullanılacak buharı üretir. Bu buhar hem pervane türbününü hem de elektrik jeneratör türbününü çevirir. Bu sistem, hiç hava gerektirmez. Yalnız personele gerekli olan hava kimyasal yollarla temizlenir. Geminin su ve hava ihtiyacı, deniz suyundan özel cihazlarla temin edilir.

denizaltı

Atomik denizaltı

Atomik denizaltıların bildiğimiz tür denizaltı gemileri ne oranla bir başka üstünlüğü, yakıt almaya gerek duymaksızın dünyanın çevresinde birkaç kez dolaşabilme olanağıdır. Klasik tip denizaltılarda gövde yapısı, temel olarak su yüzü gemilerinin tekneleri örnek alınarak tasarlanmış bulunuyor­du. Atomik denizaltılar için tepeden tırnağa değişiklik yapıl­mış, gövde yapımı için su altı operasyonlarına uygun ilkeler esas alınmıştır. Bu değişikliğin sonucu, atomik denizaltılarda üstün manevra (hareket) olanağı ve hız sağlanmıştır.Deniz savaş araçlarının en modern ürünü ve örneği olan atomik denizaltılar, bir savaşta çeşitli amaçlarla hizmet görebilirler. Gazetelerden, dergilerden, haber bültenlerinden de bildiğimiz gibi, bunların en yaygın ölçüde tanılanı Polaris füzelerini deniz dibinden atabilecek yapıya sahip olanlardır.

Bu tip atomik denizaltılar, taşıdıkları füzeleri 1500 mil, hatta daha uzak mesafelerdeki hedeflere gönderebilirler. Söz konusu füzeler katı yakıtla tahrikli ve nükleer savaş başlıklıdır.Temelde çok etkin bir savaş aracı olan atomik denizaltı, barışçıl amaçlarla da kullanılabilir. Atomik denizaltılar ba­kımından öncü Amerikan “Nautilus” denizaltı gemisi, kutup bölgesinin buz örtüsü altından ilginç ve şaşırtıcı bir yolculuk yaparak 1958 yılının 3 Ağustos günü 11.15’te Kuzey Kutbu’na ulaşmıştı. Bu yolculukta hiç yüze çıkmadan su altında aldığı mesafe 1830 mildi. Sekiz gün sonra bir başka Amerikan atomik denizaltı gemisi “Skate” de Kutup noktasına ulaştı. İkinci atomik denizaltı su altında 2405 mil mesafeyi aş­mıştı. Aynı gemi, 1959 yılı Mart ayında 3000 mille kendi rekorunu yeniledi. Söz konusu yolculuk esnasında Arktik Denizi’nin derinlik ölçümleri ve buz örtüsünün kalınlık ölçümü de yapılmıştı.

Denizaltıların su üstü ve su altı seyri

Denizaltılar su üstünde iken süratli gidemezler. Bunun sebebi pervanenin su sathına yakın olması sebebiyle yeterli itme kuvveti sağlayamamasıdır. Ayrıca üst amudi dümen tamamen su üstündedir. Su altında hem sessiz hem de hızlı hareket mümkündür. Denizaltının, su altındaki derinlik ve rotası otomatik cihazlarla yapılır. Denizaltı otomatik seyir yaptırılamadığı vakit el kumandası ile manevra ettirilir. Denizaltılarda gürültü başlıca problemdir. Bu bakımdan makinaları çok az gürültü yaparak çalışır, pervanesi az gürültü doğuracak şekilde imal edilir. Elektronik cihazların hemen hepsi pasif cihazlardır. Yani yayın yapmadan dışardan gelen sinyalleri alarak değerlendirme yaparlar. Mesela denizaltılar peyklerden gelen sinyalleri değerlendirerek bulundukları sahanın mevkıini tespit ederler.

Statik olarak dalma

Bir denizaltı normal bir tekne gibi su üstünde yüzebilmektedir aslında. İlginç olan nasıl suyun içine dalış yaptığıdır. Bunun nedeni, denizaltiların yoğunluklarını içlerine su alarak değiştirebilmeleridir. Su sarnıçlarında hava olduğu zaman, denizaltının yoğunluğu suyunkinden daha azdır ve denizaltı yüzeye doğru çıkar. Safra tanklarına su dolduğu zaman ise denizaltının yoğunluğu suyun yoğunluğuna eşit veya daha fazla duruma geçer. Bu ise denizaltının dibe dalmasına yol açar.

Dinamik olarak dalma

Bu şekilde dalan bir denizaltı aynı zamanda pervanesinin dönmesiyle ileri doğru yol alır. Dalmasına etkili olan iki unsur vardır. Birincisi biraz önce öğrendiğimiz statik dalış, yani su sarnıçlarına su alması. İkincisi ise denizaltının basında ve sonunda bulunan dümenlerinin etkisidir. Dümenlerin hareketiyle denizaltı hafif bir şekilde başaşağı duruma gelir ve dibe doğru yol alır.

Denizaltı silahları

Klasik denizaltıların silahları torpidolardır. Başlığı güdümlü mermi olan torpidolar da vardır. Bu tür torpidolarla denizaltıdan atılan torpido deniz altında bir müddet seyrettikten sonra, baş kısmındaki füzenin ateşlenmesi ile, su sathına çıkan ve satıhtaki veya havadaki hedefi vurabilir. Harpoonlu torpidolar böyledir. Bazı denizaltılar mayın da dökebilirler. Nükleer denizaltılarda nükleer başlıklı füzeler mevcuttur. Balistik füzelerden Polaris’in menzili; 4500 km, Trident’in menzili 7000 kilometredir. Kısa mesafeli Cruise füzeleri ise 400 km menzile sahiptir. Denizaltılar, hem silahları kullanmak, hem de normal seyrini yapmak için muhtelif cihazlardan istifade eder. Dalmış bir gemi sağır ve kördür. Ancak denizaltılarda kullanılan sonar cihazı geminin su içindeki cisimleri elektronik yolla ekranda görmesini sağlar.

Su içindeki cisim hareketli ise sesini yine bu cihazla duyar. Denizaltı torpidosunu ateşlemeden önce Cayro pusuladan hedefin ve kendisinin yönünü; sonardan umkunu (derinliğini) ve cinsini, parakete (hızölçer) den sürat ve daha bir çok bilgiyi alarak değerlendirmek mecburiyetindedir. Hedefin hızı, seyir açısı, denizin tuzluluk, sıcaklık ve akıntısı da dikkate alınmaktadır. Bütün bunlara ilaveten hedef tarafından yapılan aldatıcı sinyallerin de analiz edilmesi gerekir. Modern denizaltılarda bütün bu bilgiler merkezi kompütürde toplanarak hafızaya önceden verilen harita, ses frekansları gibi arşiv bilgilerinin yardımı ile çok kısa zamanda analiz edilerek netice elde edilir. Modern bir denizaltı, aynı anda denizde ve havadaki hedeflerinden bir çoğuna bünyesinde bulunan silahları aynı anda tevcih ederek onları bir anda imha edebilme özelliklerine sahiptir.

Sözlükte "denizaltı" ne demek?

1. Deniz altında bulunan; deniz yüzeyinin altında ve üstünde yol alabilen savaş gemisi, tahtelbahir.
2. Deniz altında yapılan.
3. Dalgalara karşı açık.

Denizaltı kelimesinin ingilizcesi

adj. submarine, under water
n. submarine, submersible